SAKLA YAMALARINI KALBİM

2006-01-28 11:34:00

      Ne gül Ne yarın! Gül, Küle karılmış günlerin tortusunda Yarın, Vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda Sakla yamalarını kalbim. İnsanlar büyüdükçe günler kısalır Günlerimiz gibi aşklarımız da Yittikleri duraklarda kalırlar Sakla yamalarını kalbim. Kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla Yürü, arkana bakma, ama umursa Bazen anılara en çok yakışan elbise Birkaç damla gözyaşıdır unutma. YILMAZ ODABAŞI Devamı

BENSİZ YAŞAMAYA ALIŞACAKSIN

2006-01-26 21:16:00

    Yavaş yavaş Kayıp gidecek yıllar Avuçlarından, Tutamayacaksın. Zaman İçecek koca ömrü bir yudumda, Benden uzaklarda, Yalnızlığı alıp koynuna Uyuyacaksın. Nasıl bir duygudur aşk? Coşmak aynı yatakta / bir ırmak gibi? Sarmaş dolaş / sabahlamak geceyi? Öpmek / sıcak dudakları? Sevişmek ne? Unutacaksın. Koyduğun hiçbir şey Yerinde olmayacak / yokluğumda, Sap saman karışacak birbirine, Bağbozumu Başlayacak bahçelerinde Dalların üşüyecek, Rüzgârda titreyecek. Tipiye yakalanmış kuş gibi Donacaksın. Fotoğraflar olacak Tek tesellin, Anılar dostun. Geçmişte kalan aşkımızı Dinlediğin şarkılarda bulacaksın. Aylar sonra Yeni bir baharı Muştulayan kuşlar Öterken sabah serinliğinde, Açacaksın Uykuya terkettiğin gözlerini / bensiz Ve yapayalnız. Sol yanında sevdiğin Olmayacak yatağında, Duvarlarına Anılarımız sinmiş odanda, Yalnızlığınla kalacaksın. "Olmaz" deme sevgili! Yaşayacaksın bir gün bu yalnızlığı, Yokluğumu Soğumuş avuçlarında, Damarlarında duyacaksın. Çekip gideceğim sonunda / uzaklara, Bir gün / bensiz Yeni sabahlara uyanacaksın, Ağlayacaksın. Soracaksın kendine: "Ben nerde yanlış yaptım?" diye. Bulsan da yanıtını Yararı yok sevgili! Geç kalmış olacaksın..... Şimdiden hazırla kendini / yokluğuma, Bir gün Bensiz yaşamaya Alışacaksın. kAMURAN ESEN... Devamı

BENİ GÜZEL HATIRLA

2006-01-26 21:12:00

    Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar... Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim... Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini... Sana sırdaş oldum, dost oldum, koynumda ağladın. Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni üzdün, kınamadım. Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım... Beni güzel hatırla! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim... Senden öncekiler gibi sen de anlamadın. Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım sana en yorgun sabahlar... Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka, söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. Beni güzel hatırla! Dizlerimde uyuduğunu düşün, saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı, mutlu olduğun anları getir gözünün önüne. Alnından öptüğüm dakikaları... Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum beni güzel hatırla. Gidiyorum... OKAN SAVCI... Devamı

Hazanmevsimi

2006-01-24 20:32:00

Hazan mevsimindeyim…Yani “sarı” ve “grinin” dünyasında…Bu mevsime ne zaman geldim, ne çabuk geldim hiç hatırlamıyorum!Aslında baharım hazan gibi, yazım ise kış gibi geçse de esas baharı şimdi hissediyorum. Fakat bu sizi yanıltmasın, mevsim hala hazan. Sanırım bir terslik oldu arada, ben anlayamadım.Dilerseniz karşılıklı anlaşmak için mevzuyu biraz açalım.Bir yanım hep hüzündü; kapalı kapılar ardında, yüksek duvarlar arkasında…Bir yanım ise palyaço gibi rengarenk, neşeli ve umut dağıtan...Dışarıda gülüp oynayıp, eve gelip ağlayan.Belki de bütünüm bir hazan mevsimi…Ne tenimi üşütecek kadar soğuk, ne içimi ısıtacak kadar sıcak…Ortalarında bir yerlerindeyim hayatımın ve bu mevsimin tam olarak ne olduğunu bilmeyerek, belki de daha çok kendime benzeterek “hazan” demeyi seçiyorum.Aslında önemli olan yaşlanmak değil. Sadece yaşanacak zamanın gittikçe azalması...Onca zaman telaşla peşinden koştuğumuz yaşama yetiştik yetişmesine ama şimdi de başta zaman olmak üzere her şey azaldı. Renkler, çiçekler, güneş, insanlar…İnsan yaş aldıkça daha iyi yazarmış derler. Ben hep kalemin güçlendiğini düşünürdüm bunu hatırladığımda. Oysa insan ömründen yaş aldıkça, yaşananlar birikiyormuş. Ve bir gün ister istemez de, kalemin birine takılıyorlarmış.Yaşadıklarımı bir kenara bırakırsak, artık o kadar çok şey yaşayamayacak kadar zamanım kaldığını biliyorum. Yine de yaştan ziyade yaşanmışlığın daha kifayetli olduğunu hissettiğim şu günlerde, insanın içindeki mevsimin de takvimlerle çoğu zaman denk düşmediğini de anlıyorum.İşte bunun için hayatımın belki de en hüzünlü mevsiminde, bir bu kadar daha yaşamayacağımı bilerek ve bunu bilmenin verdiği güç hatta erdem ile, içimdekileri yazmaya karar verdim.Yolumuzun aynı mevsimden değil, içimizdekilerin aynı yerlerden geçmesi önemli……ve bu naçizane paylaşımımı buraya kadar okumuş olan herkesle bu yolun başında ya da sonunda karşılaşacağımızı zaten biliyordum…Şimdi ... Devamı